Makaleler

NoTouch

İstinye Üniversitesi Liv Hastanesi Göz Kliniğimizde No-Touch veya diğer adı ile TransPRK veya trans epitelyal PRK yöntemi ile 7 dioptriye kadar miyopi, 4 dioptriye kadar hipermetropi ve 3.5 dioptriye kadar astigmat tedavisi, uygun hastalarda göze temas edilmeden yani diğer bir ifadeyle korneada kesi oluşturmadan Schwind Amaris excimer cihazı ile [SmartSurfACE treatment yazılımı (SCHWIND eye-tech-solutions GmbH, Kleinostheim, Germany)] tedavi edilmektedir.

Korneada flep oluşturmak için kesi yapan Lasik (ister bıçakla yani keratomla isterse de femto lazerle (i-LASIK)) yönteminin aksine, TransPRK'nın başlıca faydaları;
1. Korneal sinirlerin zarar görmemesi ve buna bağlı olarak ileri yaşlarda ışık hassasiyeti, kornea his kaybı ve göz kuruluğu gibi sıkıntılar yaşanmaması
2. Kesi oluşturmak için korneaya vakum uygulanmadığı için retina dekolmanı, açı hasarı.. gibi olumsuzluklar yaşanmaması
3. Flebin kendisine bağlı hasar, enfeksiyon, doku kaybı/erimesi vb. durumların görülmemesi 
4. EN ÖNEMLİSİ; Kornea iskelet yapısı zarar görmediği için ilerleyen dönemlerde keratokonus başta olmak üzere ektazik (korneanın kontrolsüz incelmesine bağlı fıtıklaşması) bozuklukların görülmemesi
5. Dolayısıyla ince kornealarda en güvenilir ve tek seçenek olması
6. Yine iddia edilenin aksine HAZE yani korneal lekelenmenin çok daha az olması ve hatta HAZE tedavisinde kullanılması.. olarak sayılabilir.

TransPRK'nın PRK'dan farkı;
Epitel tabakasının kazıma yöntemiyle gelişigüzel değil fakat tam tersine excimer uygulama sınırlarında ASFERİK olarak mikron seviyesinde (merkezde 55, çevreleyen dokuda 65 mikron (nanometre)) bizzat cihaz tarafından kontrollü bir şekilde, ortalama 14 saniyede ve gereksiz 1 mikron bile fazla alan inceltmeden uygulanmasıdır. Bu şekilde korneanın doğal eğrilik özelliği tam olarak korunmuş olmaktadır. Örneğin iLASIK yönteminde bile anatomik yapı bu şekilde korunamamaktadır. Yani aslında TransPRK, iddia edildiği gibi eski PRK yönteminin isim değiştirmiş hali değildir. Nihai sonuçları tüm yöntemlerden daha başarılıdır.

Ek olarak, TransPRK, özellikle keratoplasti (kornea nakli) sonrası ve/veya daha önceden excimer lazer geçirmiş kornealarda ve/veya keratokonus rahatsızlığından dolayı cross link geçirmiş düzensiz kornealarda EN GÜVENİLİR YÖNTEMDİR.

Peki neden bu kadar yaygın değil? 
Her excimer cihazında TransPRK özelliği yoktur. TransPRK yazılımı en başarılı şekilde Schwind Amaris excimer cihazında özel bir yazılım olarak sunulmaktadır. Dolayısıyla pahalı bir yatırımdır.
Bunun yanında LASIK gibi erken dönem hasta konforu yoktur. Ameliyat süresi TransPRK'da her ne kadar daha kısa ve ağrısız olsa da, işlem sonrası ilk 48 saat ciddi ağrınız olacaktır. Ayrıca LASIK yönteminin aksine görmede tam netleşme 2-3 haftayı bulmaktadır. Neticede gül ve diken meselesi..

Fakat artı ve eksileri tartıldığında açık ara TransPRK önde olup, GELECEKTE TransPRK ve SMILE, refraktif cerrahide altın standart olacaktır (SMILE yöntemi yani korneadan parça çıkartılması yüksek miyopide önerilmektedir fakat malesef hipermetrop gözlerde kullanılamamaktadır)

#notouchexcimerlaser #transprk #ilasik #lasik
#excimerlaser #excimer

Referanslar (Amerika Ulusal Sağlık Enstitüsü kaynak listesinden 2016-2017 yıllarına ait birkaç makale)

1. TransPRK ve İ-LASIK karşılaştırması

2. Standart PRK ve TransPRK farkı

3. Yüksek miyopide TransPRK

4. Kornea lekelerinde Schwind Amaris cihazının başarısı

5. Düzensiz astigmatlarda TransPRK ve Schwind Amaris

6. Schwind Amaris TransPRK uygulamasının kornea asferisitesi ve yaşlılığa bağlı yakın görme bozukluğuna olumlu etkileri

7. Uzun dönem sonuçlar üzerine bir başka çalışma

8. Ketatokonusta TransPRK uygulaması